Haşim AY

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara'nın Çukurambar bölgesinde, 18 Aralık 2009 tarihinde yaşanan operasyonda hedefin kendisi olduğunu söyledi. Arınç, "Neden yedi gün boyunca orada duruyorlar. Neden bir kâğıt çıkıyor" diye sordu.
Bülent Arınç, Habertürk TV'de Yiğit Bulut'un sunduğu Basın Kulübü programında gazetecilerin sorularını cevapladı. Seferberlik Tetkik Kurulu'nda kozmik odaların aranması sırasında devlet sırlarının tartışıldığını anlatan Arınç, "Orada ne elde edildi bilmiyorum. Bana göre hedefin ben olduğu gözüküyor. Fiilen suikasta yönelik bir olay olarak hiç görmedim. Ama yanlış olan, yapılmaması gereken onların görevi olmaması olan bir işi yapıyorlar. Ben bu kanaatteyim. Onları aklama durumunda değilim. Doğrudan beni takip ediyorlar tabii, bana bilgileri kim getirecek ki. İçimdeki ses böyle diyor. Millet âlim değil ariftir. Ne olup bittiğini herkesten çok iyi bilir" dedi.
Siyasetin en zor günlerinde bulunan bir kişi olarak yaşananları çok iyi bildiğini aktaran Bülent Arınç şunları söyledi: "Bunları bilmeyecek bir insan değilim ki. Biliyorum ve inanıyorum ki bunlar bir insanın hedef haline gelmesi için yapılmış çalışmalar olarak görüyorum. Ne işi var benim evimin etrafında? Neden yedi gün boyunca orada duruyorlar? Neden bir sürü araç kiralıyorlar? Neden bir kağıt çıkıyor? Bu puzzıllar biraraya gelince bunun bir tiyatro oyunu olduğunu düşünür müsünüz? Bunları görmek için MİT'e bile ihtiyaç yok, her şey çok açık. Biliyorum ve inanıyorum ki hedef alınmış bir insanım. O zaman niye Feza Apartmanı no 14 yazıyor kağıtta? Her şey çok açık."
Arınç, Ergenekon tutuklusu Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile ilgili de konuştu: "Tutuklama bir tedbirdir. Sayın Balbay'ın tutukluluğunun bir yılı geçtiğini biliyorum. Çünkü her gün bir numaratör var gazetede. Bir gazetecinin, bir yazarın fikir suçlusu olduğunu düşündüğümüz zaman bu kadar içeride yatmaması gerekir. Ama şu an kendisine isnat edilen suçlar düşünüldüğünde... Dilerim ki beraat eder. Bir dahaki duruşmada da çıkabilirler. Ama çok sanıklı davalarda hâkimlerin işi zordur."