HABER HATTI
Yorum-Analiz
ÖZGÜR-DER
ANKET
Haksöz-Haber'de en çok ziyaret ettiğiniz bölüm hangisidir?
Haksöz Okulu
Haberler
Köşe Yazarları
İktibaslar
Forum

Haksoz haksöz

ARAMA
“Eşcinsellik Lobileri İnsan Fıtratına Tuzak Kuruyorlar!”
10.03.2010 15:40
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 
Özgür-Der: “Gay, lezbiyen, biseksüel vs gibi isimlendirmelerle propaganda edilen iğrenç günahlara, mantık düşmanı sapmalara, vicdanları kanatan bağımlılıklara karşı bizlerden saygı, sevgi ve hoşgörü beklemek dahası bizleri bu yola zorlamak terbiyesizliğin dik alasıdır.”

"Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla bir gazeteye verdiği röportajda eşcinselliği "hastalık" olarak değerlendirdiği için neredeyse lince tabi tutulan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın açıklamalarını destekleyen Özgür-Der, konuyla bir basın bildirisi yayınladı. Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay'ın kaleme aldığı bildiride "Bakan Kavaf'ın hem eşcinsellik ile ilgili sözleri hem de dizi filmlerde pornografi ve ahlaksız ilişkilerin teşvik edilmesine dair bazı önlemler alınması gerektiğine dair görüşleri doğrudur ve desteklenmelidir." ifadelerine yer verildi.

Eşcinsellikle ilgili hastalık, sapma ve anormallik değerlendirmelerinin adeta bir suç, saldırı ve hedef gösterme olarak yaftalandığını belirten Kenan Alpay, "Ne zamandan beridir ve hangi gerekçelerle dinimizin haram kıldığı, giderilmesi gereken çirkin bir günah olarak vasfettiği bir ilişki biçimine saygı duyma, hoş görme zorunluluğumuz var acaba?" diye soruyor. "Irkçılığa, militarizme, hırsızlığa, cinayete, uyuşturucuya, kumara, alkole karşı olduğumuz gibi pornografiye ve homoseksüaliteye de karşıyız ve karşı olacağız." diyen Alpay, "dinci tepki" diyerek itikadi ve ahlaki değerlerimizi savunma pratiğimizi alay konusu etmeye girişen bu çokbilmiş, öğretmeyi ve eğitmeyi pek seven, üstelik de itirazlarımızı ağzımıza tıkamaya hevesli gruba karşı hakkı, adaleti, fıtratı, merhameti korumaya kesinlikle kararlı olduklarının altını çizdi.

Özgür-Der Genel Merkezi'nden yapılan açıklama:

Bakan Aliye Kavaf'ı Hedef Haline Getiren Eşcinsellik Lobileri

İnsan ve Fıtratına Yönelik Ahlaksız Bir Tuzak Kuruyorlar!

10 Mart 2010

Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir gazeteye röportaj veren Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf diğer bazı konularla beraber eşcinsellik meselesine dair de görüşlerini beyan etmişti. Bakan Kavaf'ın konuşmasında eşcinselliği tedavi edilmesi gereken "bir hastalık, bir bozukluk" olarak tanımlaması anlaşıldığı kadarıyla (AB süreci ile birlikte) giderek güçlendirilen homoseksüellik lobileri tarafından kendilerine meşruiyet alanı açmak üzere yeni bir imkân olarak değerlendiriliyor. Bakan Kavaf'ın hem eşcinsellik ile ilgili sözleri hem de dizi filmlerde pornografi ve ahlaksız ilişkilerin teşvik edilmesine dair bazı önlemler alınması gerektiğine dair görüşleri doğrudur ve desteklenmelidir. Kadını, erkeği, çocuğu ile bütün bir toplumu cinsellik nesnesi ve bağımlısı haline dönüştürmeye çalışan bu ahlak dışı yayın ve ilişkilerin değil savunulması görmezden gelinmesi dahi mümkün değildir. Akla ve ahlaka uygun olan; bu akıldışı ve ahlak dışı saldırılarla mücadele etmektir.

Aliye Kavaf'ın sözlerinin hemen ertesinde eşcinsellik sorununu bir insan hakkı ve meşru bir tercih olduğu iddiası ile görüş bildiren bazı "uzman", sanatçı ve aktivistlerin karşı çıktıkları değerler ve gündeme getirdikleri önerilerle nasıl bir insan, ahlak ve toplum tasavvuruna sahip olduklarını ortaya koymaktadırlar. Eşcinsellikle ilgili hastalık, sapma ve anormallik değerlendirmeleri adeta bir suç, saldırı ve hedef gösterme olarak yaftalanmaktadır. Homoseksüellik başta olmak üzere her türlü cinsel sapmayı normalleştirme, meşrulaştırma, yaygınlaştırma ve yasallaştırma misyonunu üstlenen lobiler eşcinsellikle ilgili tüm itiraz ve eleştirilerin önünü kesmek üzere çok yüksek perdeden vaveylalar kopararak ev sahibini bastırmaya çalışan yavuz hırsıza benziyorlar.

Ahlak Karşıtı Kara Propagandalar...

Eşcinsellik meselesine dair itirazları klasik pozitivist/din dışı ve karşıtı propagandalarla ilkel, geri, çağdışı vs gibi ucuz etiketlerle mahkûm etmeye yeltenenler "Bu meselenin artık tartışmalı bir yönü yoktur. Tıbbın, psikiyatrinin görüşü net. Hastalık değil normal bir tercihtir." benzeri söylemlerle İslam'ın, ahlakın ve insan fıtratının iğrenç bir saldırıya maruz kalmasına rıza göstermemizi istiyorlar. Gay, lezbiyen, biseksüel vs gibi isimlendirmelerle propaganda edilen iğrenç günahlara, mantık düşmanı sapmalara, vicdanları kanatan bağımlılıklara karşı bizlerden saygı, sevgi ve hoşgörü beklemek dahası bizleri bu yola zorlamak terbiyesizliğin dik alasıdır. Ne zamandan beridir ve hangi gerekçelerle dinimizin haram kıldığı, giderilmesi gereken çirkin bir günah olarak vasfettiği bir ilişki biçimine saygı duyma, hoş görme zorunluluğumuz var acaba? "Kimse ahlak zabıtalığına soyunmasın!" jargonu ile özgürlük havarisi moduna girenler "eşcinsellik teşvikçiliği"ne soyunduklarını gizlemeye mi çalışıyorlar? Homoseksüellikle ilgili her türlü eleştiri, itiraz ve İslam-ahlak merkezli karşı çıkışları "cinayet ve nefret suçlarını teşvik", "ötekileştirme ve nefret körükleme" ve "utanç verici cehalet örneği ve hedef haline getirme" diye birkaç klişe söylem etrafında dönen akıl ve mantık dışı üstelik ahlak karşıtı kara propagandalar basit psikolojik savaş taktikleri olarak sırıtmaktadır. Eğer homoseksüellerle ilgili bir şiddet veya cinayet varsa genelde bu şiddet veya cinayetin arkasında ya bir başka homoseksüelin ya da bu homoseksüellerle ilgili bir başka sapkın karakterin olduğunu görmüyor değiliz.

Homofobik Değiliz; İkiyüzlü ve Oportünist Hiç Değiliz!

Dinen, ahlaken, mantıken normal insanlara ters, sağlık ve toplumsal güvenlik açısından son derece zararlı bir tutumu hoş gördüğümüzü söylememiz ikiyüzlülük ve oportünizm olur. Anti semitik olmadığımız gibi homofobik de değiliz. Elhamdulillah mantık dışı/fobik hiçbir korkumuz, ırkçı/ulusalcı hiçbir damarımız yok. Kınayıcıların kınamasından korkmadan sadece Âlemlerin Rabbi olan Allah-u Teala'nın mümin kullarına yüklediği "iyiliği emir ve kötülüğü men" misyonuna uygun bir hayat inşa etmeye çalışıyoruz. Irkçılığa, militarizme, hırsızlığa, cinayete, uyuşturucuya, kumara, alkole karşı olduğumuz gibi pornografiye ve homoseksüaliteye de karşıyız ve karşı olacağız. İyilik ve kötülüğün de doğru ve yanlış gibi öz olarak zamandan ve mekândan bağımsız olduğunu savunuyoruz.

Kendilerine sanat, edebiyat, siyaset, bilim dünyasının sözcülüğü payesini biçmiş ve buyurgan bir mevkide konuşlanmış 'cinsel sapkınlık lobisi' insan ruhunu ve bedenini ifsat edici kamuoyu yönlendirme girişimlerine karşı sessiz ve tepkisiz bir koyun sürüsü bekliyor herhalde. "Dinci tepki" diyerek itikadi ve ahlaki değerlerimizi savunma pratiğimizi alay konusu etmeye girişen bu çokbilmiş, öğretmeyi ve eğitmeyi pek seven, üstelik de itirazlarımızı ağzımıza tıkamaya hevesli gruba karşı hakkı, adaleti, fıtratı, merhameti korumaya kesinlikle kararlı olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

ÖZGÜR-DER

Haksoz haksöz

Bookmark and Share
YORUMLAR
Toplam 6 Yorum
Furkan
17 Mart 2010 Çarşamba 09:31
Bu konuda aydınlatıcı bir makale yayınlandı
Merhaba dostlar
Eşcinsellik konusunda Adem Güneş isimli Psikolojik Danışmanın, 16 Mart 2010 tarihli Zaman Gazetesindeki yazısı çok aydınlatıcı.Bu yazıda ufuk açıcı tespitler var.Bulamayanlar internetten de bakabilirler..
Murat Ayar
17 Mart 2010 Çarşamba 04:32
Durup düşündüm
Rukiye Hanım;
Olay sizin yansıttığınız gibi masum değil. Burada tartışılan şey bu hastalığa yakalanmılş ve ben ne yapayım diye istırab çeken bireylerin durumu değil, bu hastalığı hak olarak görüp, ciddi şekilde lobi faaliyetleri yürüterek bu sapkınlığı toplumda normalleştirme çabasıdır.
Bu olayda en masum hali ile yapılan uyuşturucu kullanan ve satan birisinin kardeşim size ne, ben kullanıyorum, özendiriyorum, propagandasını yapıyorum ve satıyorum şeklinde tavrı olan birisine bizim ne diyeceğimizdir.
Helal olsun hakkındır, bu senin özgülük alanındır mı diyeceğiz yoksa onu ve fikrini mahkum mu edeceğiz?
Sizin verdiğiniz örnek ise uyuşturucu müptelası olmuş ama kurtulamayan birisinin durumuna daha çok benziyor.
Tabii ki hastalandığını kabul edene yaklaşım onu rehabilite edeccek şekilde olmalıdır.
Rukiye
11 Mart 2010 Perşembe 21:06
Durup Düşünmek Lazım
Böyle öfkeden gözleri yuvalarından fırlamış bir eda ile kaleme sarılıp açıklamalar yapmadan önce konuyla ilgili biraz bilgilenmenizi dilerdim. Lanetlemek çözüm değil, inançlı insanın tavrı da bu olmamalı. "Onlar için ne yapabiliriz, nasıl yardımcı olabiliriz, trajedilerine insanca bir şifa sunabilir miyiz diye düşünebilsek çok şey değişirdi. Joseph Nicolos'nin Onarım Terapisi (Kaknüs Yay.) kitabını okuyunuz lütfen. Gay yaşam tarzını benimsemeyen fakat eşcinsel hisler taşıyan birini de lanetler misiniz mesela? Allah hislerden dolayı insanları yargılamazken hem de. Eylemleri cezalandıran allah, sırf "elimde değil, böyle hissediyorum" dedi diye birini ateşe atmaz. Bu durum da o kişinin imtihanıdır mesela... O kişi azap çekiyor ve değişmek istiyorsa ona yardım eli de uzatmaz mısınız? Yapmayın... Yazıktır..
H.U
11 Mart 2010 Perşembe 02:49
Nefsini ilah edinenler.
İnsanoğlu Vahyden uzaklaştıkça,
Orantılı olarak zulüm ve fahşa da yaygınlaşır ve yaygınlaşıyor da.

Vahyden kopuk bir hayat sınır tanımaz bir hayattır.

1980 li yıllarda Almanya’da Hararetli bir tartışma oldu.

Konusu: Pedofili yani genelde yetiksin erkek kişilerin, çocuk yasta olan erkek çocuklarla cinsel iliksiye girenlerin suç olmasından çıkarılması.

Bu akim kendilerini gay’lerden lezbiyen’lerden sonra kendilerini aydınlamanın bir parçası olarak görüyorlar.

Bunların parolaları: Pedofi bir hastalık değildir, hastalıklı olan sistemin kendisidir, normlarıdır.

Haydin cinsel devrime gibi, çocuklar istedikleri kişileri sevebilme hakları olsun gibi

Bu bağlamda en azında Almanya’da nice Hukukçu, psikiyatrisi, Kriminolog, seksolog ve çocuk psikiyatrikti, Pedofinin halen günümüzde yasak olması için hiç bir geçerli mantıklı bir açıklaması olmadığı düşüncesinde.

Pedofi Almanya’da halen yasak ve bu tür eğilimli kişilerin psikiyatriktik olarak tedavi edilmesi gereken kişiler listesinde.
Uygulamaya geçirenlere 10 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Sübyancılar'da ayni homoseksüaller gibi bunu bir eğilim, tercih olarak görüyorlar.

Son günlerde Almanya’da kilisenin yurtlarında nice çocuklara karşı cinsel tacizlerde bulunduğunla çalkalanıyor. Bir teze göre Penofi homoseksüalite den geldiği öne sürülüyor.
Vahy olmayınca ölçü olmaz
Ölçü olmayınca, insanoğlu her gün daha aşağılayıcı bir dibe vurur.
Aşağıların aşağısı olur….
çawşin
10 Mart 2010 Çarşamba 18:50
onaylamak mümkün değil
tedaviye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. lakin bu eğitim sisteminde, bu kokuşmuşluk ortamında böylesi insanların ortaya çıkıp taleplerde bulunması çok doğal diye düşünüyorum.
düzen çürüyor. böylesi sağlıksız bir ortamda Eşcinsel kimlikleriyle konuşanlara tepki göstermekten, bağırıp çağırmaktan ,linç etmekten çok sistemin kokuşmuşluğu üzerinde yoğunlaşmak en doğrusu.
böylesi bir düzende eşcinsellikte olacaktır,lezbiyenlikte. yaşamaya zorlanılan kokuşmuş düzen böylesi şeyleri hep üretecektir..
XECİ EBAS
10 Mart 2010 Çarşamba 17:50
ALLAH BU PİSLİKTEN MUHAFAZA ETSİN
Böylesi iğrenç haberlere gazete,radyo,dergi,TV lerde sık rastlıyoruz.Allah neslimizide,bizleride bu esfeli safilin durumdan korusun..
DİĞER HABERLER
09 Eylül 2010
DÜŞÜNCE PLATFORMU
PANO
İKTİBASLAR